Saadet Lideri Temel Karamollaoğlu: Adayımızı neden çekelim?

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu bu sabah basın ile kahvaltıda buluştu. Karamollaoğlu, İBB Başkan adaylarının çekilmesi yönünde oluşan baskıya cevap verdi.

Saadet Lideri Temel Karamollaoğlu: Adayımızı neden çekelim?

İstanbul'da gazeteciler ile buluşan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu,

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Necdet Gökçınar gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Soru - cevap şeklinde devam eden toplantıda gazetecilerin kendisine yönelttiği soruları cevaplayan

Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Gökçınar'ın adaylıktan çekilmesi

yönünde gelen bazı baskı ve taleplere ilişkin, "Adayımızı neden çekelim. Hadi çektik diyelim, seçmenin

kime oy vereceğini kim bilebilir. Seçmen bizden adayımızı çekmemizi isteyenlerin aksine bir yaklaşım da gösterebilir.

Bu tür şeyleri doğru bulmuyoruz." dedi.

"Türkiye'nin bugünkü sistemle kutuplaştırılmaya götürülmesine gönlümüz razı değil." diyen Karamollaoğlu,

"Bizim bütün davranışlarımızda, oluşturacağımız politikalarda, hakkaniyet ve adalet temel unsurdur. 23 Haziran seçimine,

İstanbul’un problemlerini çözeceğimize inandığımız için giriyoruz." ifadesini kullandı.


 
"OLMASI GEREKEN BUDUR"


Binali Yıldırım'ın Saadet Partisi'nden özür dilemesi ile ilgili gelen bir soruya ise Karamollaoğlu şöyle cevap verdi:

"Binali Yıldırım beyin ziyaretini, üslubunu, nezaketini takdirle karşılıyorum.

Olması gereken de budur. Uzun bir aradan sonra olması da önemliydi.

giren iki aday varmış gibi hava oluşturulması yanlıştır.

Türkiye'de bugünkü sistemle kutuplaşmaya götürülmesi uygun değil. Sağ - sol anlayışı

Berlin Duvarı'nın yıkılması sonrasında kayboldu. Bu zaten doğru da değildi.

Üslup olarak gerginlik yerine dostça yaklaşımda bulunan bir parti olarak biz biraz daha fazla gayret ediyoruz."

Saadet Partisi'nin adayını çekmesine yönelik bir baskı olduğu şeklinde basına yansıyan açıklamaları sorulan Abdullah Sevim, şunları söyledi:

Her seviyede, şu anda hala baskılar devam ediyor. Bu bir tehdit seviyesinde değil ama alt seviyelerde rica,

minnet, yalvarma... Dün kapısına gittiğimizde, geçmişte Refah Partisi döneminde il yönetim kurulunda birlikte olduğumuz arkadaşlarımız,

31 Mart öncesi ve sonrasında belli bir süreye kadar neredeyse bizi kapılarından kovarken;

şimdi gelip, selam verip, ziyaret edip 'Biz kardeşiz' diyerek de yaklaşıyorlar. Dolayısıyla üzerimizde

böyle bir baskı var, bu üretilmiş bir şey de değil. Karşı tarafın yaptığı bir şey. Gönül isterdi ki ülke bu hale gelmesin,

getirilmesin. Bu ayrılıklar olmasın. Daha önce de ifade ettik. Necdet beyin (Gökçınar) güzel bir ifadesi var.

Kardeşlikten bahsediyorsunuz, birlikte beraberlikten bahsediyorsunuz. Bu işin çok kolay bir çözümü var.

Binali bey adaylıktan çekilsin, gelin bizi destekleyin.

Necdet bey de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olsun..."

"BİZ SİZİN GÜNAHLARINIZA NEDEN ORTAK OLALIM ARKADAŞ"
Sevim, konuşmasına şu sözlerle devam etti:


 
"İstanbul'u yaşanmaz bir hale getirdiniz. Deniz kenarlarına bile sıra dağlar ektiniz.

O kadar suçunuz var ki...

Konuşmaya, halkın karşısına çıkıp da oy istemeye bile yüzünüz olmaması gerekirken bir de kalkıp gelip

diyorsunuz ki 'adaylıktan çekilin de biz yeniden belediye başkanı olalım.' Biz sizin günahınıza neden

ortak olalım arkadaş ya. Yetmedi mi işledikleriniz, biraz dinlenin belki aklınız başınıza gelir.

Vaz geçersiniz, tövbe edersiniz. Aynen FETÖ olayında olduğu gibi. Allah'tan af dilersiniz,

bizden de özür dilersiniz. Bundan sonraki seçimlerde de halk belki size teveccüh eder.

Onun için böyle şeylerle bizi meşgul etmesinler. Bizim işimiz var..."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER