İstanbul Sözleşmesi Facia ! Esas Alınan Kadın Beyanıyla Kararan Hayatlar...

Kadınları içinde bulundukları ekonomik sıkıntı, cinsel obje olarak peşinde koşulan gerçekliği içinde melek yerine konulan kadın karşısında tüm erkekleri potansiyel şeytan gören hukuk sistemimiz maalesef binlerce erkeğin onurundan, şerefinden, işinden ve ailesinden olmasına neden oldu.

İstanbul Sözleşmesi Facia ! Esas Alınan Kadın Beyanıyla Kararan Hayatlar...

Kadınları içinde bulundukları ekonomik sıkıntı,

cinsel obje olarak peşinde koşulan gerçekliği içinde melek yerine konulan kadın karşısında 

tüm erkekleri potansiyel şeytan gören hukuk sistemimiz maalesef binlerce erkeğin onurundan,

şerefinden, işinden ve ailesinden olmasına neden oldu. 

Kadının sözüne bakan hakimler maalesef sözün öncesinde bir kin, garez, alacak verecek,

not meselesi, organize komplo, ideolojik veya mezhepsel atışma, 

disiplinlik bir iş, erkeği tahrik gibi davranışların var olup olmadığına bakmaksızın verdikleri hükümlerle erkeklerin hayatını kararttılar. 

Herşey bir tarafa son bir kaç yıldır gay, transeksüel ve lezbiyenler için yürüyen kadınların varlığı ortada olduğu gibi

"pornoma dokunma" diyen kadınların da varlığı bir gerçek olarak ortada dururken mahkemelerin tüm kadınları melek yapması anlaşılır gibi değil...

Yargıtay'ın sorumsuz hakimlerinin "kadını kendi kendine iftira atmaz iffetlidir" ictihadı sonrasında

adeta erkeklerin hayatı zindana döndü. Oysa bu kadınları içinde kirasını ödeyememe nedeniyle ev sahibini,

işini kaybetmesi korkusuyla patronunu, okuldan atılma veya sınıftan kalma korkusuyla öğretmenini,

boş hayaller uğruna bulduğu zibidiye aldanıp babasının azarlaması

yasak koyması üzerine babasını, suç üstü yakalandığı için mülk sahibinin elinden kurtulmak isteyen sorunlu yüzlerce kadının varlığı göz ardı edildi.

Fotoğraf açıklaması yok.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER