Geçici Kur'an Kursu Öğreticileri Yasal Düzenleme İstiyor

Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) yanı sıra Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) ve mülâkat sınavlarını kazandıktan sonra Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından il, ilçe ve köylerdeki Kur'an kurslarında geçici olarak görevlendirilen diyanet personeli iş güvencesi istiyor.koronavirüs nedeniyle kuran kursları da tatil olduğundan hiçbir ücret alamayan fahri öğreticiler çözüm istiyor.

Geçici Kur'an Kursu Öğreticileri Yasal Düzenleme İstiyor

Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) yanı sıra Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT)

ve mülâkat sınavlarını kazandıktan sonra Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından il, ilçe ve köylerdeki Kur'an kurslarında geçici görevlendirilen

ve asıl atanma şartlarını taşıyan, geçici (fahri) öğreticiler Türkiye'nin en ücra yerlerinde, din ve Kur'an hizmeti veriyor.  

Özlük hakları ve iş güvencesinden yoksun olan bu kesim asgari ücretin yarısı kadar bir ücret alıyor.

Diyanetin yükünü çeken bu kesim geçici görevlendirilmeleri nedeniyle geçici süre sonunda işlerine son verilerek tekrar sınavlara tabi tutuluyorlar.

Maddi ve manevi yıpranmaya sebep olan bu duruma rağmen kadrolular ile aynı özveride çalışan fahri öğreticiler iş güvenceleri olmadığından yıllardır bu taleplerini dillendiriyorlar.  

Bu mağdur kesime yasal bir düzenleme ile iş güvenceleri sağlanması yerinde bir karar olacaktır...

Diyanet işleri başkanlığı kuran kurslarında bayan kadroluların hemen hemen tamamını 4-6 yaş kuran kurslarına alırken,

bayanların katıldığı yüzüne kuran kursu sayılarını azaltmaya da giderek,geçici öğreticilerin iş olanağını da tamamen bitirmeye neden olacağı düşünülüyor.

HEP MAĞDURİYETİ YAŞADILAR VE HALEN YAŞAMAKTALAR.

HEMDE ÖYLE BİR MAĞDURİYETKİ AZ DEĞİL, DİLE KOLAY.

Geçici (Fahri) Kur’an Kursu Öğreticileri, Vekil İmamlar ve Müezzinler her zaman mağdurmu edilecek.

Hükümetimiz hemen hemen her gün, sevindirici ve müjdeli haber verirken,

her zaman olduğu gibi unutulan, hatta kadroya geçirilmemeleri için önlerine bir sürü engeller çıkartılan bir kesim var.


Onlar Diyanetin yetimleri Geçici (fahri) Kur’an Kursu Öğreticileri ve vekil İmam-hatip, Müezzin Kayyımlar.


Yeniden Büyük Türkiye yoluna taşeronsuz bir Türkiye olarak girileceği vaadleri gerçekleşerek,taşeronlar kadroya geçirilirken.


İşsizlikle mücadele seferberliği, Büyük hayallere ve büyük ümitlere sebep oldu.

Bir yandan işsizlikle mücadele edilirken,yıllarca emek veren,ter döken,fedakarlıktan kaçınmayan

Bir çok Fahri kkö ve vekil İmam-müezzinler bu haberler ve müjdeler karşısında sevindi,ama hem sevinçlerine ve hemde umudlarına henüz bir cevap bulunulabilmiş değil.



Yine unutulan ve mağdur olan bu pırlanta Din gönüllüsü Fahri ve vekiller oldu.Niçin?

Hep mağduriyeti yaşadılar ve halen yaşamaktalar.Hemde öyle bir mağduriyetki az değil, dile kolay.

28 şubat mağduriyeti, Katsayı maduriyeti, Başörtüsü mağduriyeti, Üstün başarı ile görevlerini yerine getirmelerine rağmen,liyakatsizler denililerek mağdur edilmeleri.

Şimdide yılda iki kez Komisyonlarca yapılan sınavlardan geçerek, mülki amir onayı ile,

Yıllarca görev yaparak hem liyakatlarını, hemde tecrübelerini ispat ettikleri halde,

karşılarına iyileştirme yapılacak denilerek sorunun çözüleceği zannıyla gerçekçi yaklaşımdan uzak,sorunu çözme yerine sorunu çözümsüzlüğe sürkleyen yeni bir mağduriyet.

İyileştirme geçici olduğu müddetçe sorunu hiçbir zaman asla çözmeyecek ve

bir sosyal sorun olarak her zaman önümüzde duracak buda çalışma barışı ve adaletini bozacaktır.


Biz fahri ve vekil imam-müezzinler, sorunu kökten çözüme kavuşturmayacak ve

önümüzde her zaman sorun olarak duracak olan geçici iyileştirmeyi asla kabul etmiyoruz.

İş güvencemiz olacak daimi 4B sözleşmeli statüye geçirilmeyi talep ediyoruz.Zira bu bizim,yıllardır verdiğimiz emek,alın teri ve en doğal hakkımızdır.

Artık mağdur edilmek istemiyoruz. Bu mağduriyetler karşısında bir çok sorunlarımız oluştu.

Sorunlarımızın çözülmesi yerine sorunlar yaşatılıyor. Artık bu seslenişlerimizin son bulmasını istiyoruz.

Bu fedakar ve pırlanta insanlar, asıl işi Hakkı’yla yapan,asgari ücretliyi ve taşeronu dahi aratan bir sistemin kurbanları,

Geçici (Fahri) Kur’an kursu Öğreticileri ve vekil imam-müezzinler.

Onlar Kuran Gönüllüsü en hayırlılar, Onlar Mihrap sevdalıları. Fahri diyorlar, Vekil İmam diyorlar.

Sırf kadro verilmesin diye, bilerek fahri,vekil denilen güzide insanlar.


Yani asıl olanların yedekleri. Kadroluların gitmek istemedikleri yerde,

Güzel ülkemizin her yerinde aslın yerine asıl işi yapan kahramanlar.

Kadrolu olan Kuran kursu hocasının aldığı ücretin sadece üçte birini alan hocalar onlar.

Camilerimizde aynı Kuran’ı, aynı ezanı, aynı namazı aynı anda kıldıran vekil imamlar onlar.


Sayıları 800 bine yaklaşan, Taşeronlara müjdeler verilerek kadroya alınırken veee onlar yine mağdur,

yine üvey evlat. Ve bu güne kadar sayısız kadro verilirken, Sayıları 13 bin civarında olan Fahri ve vekiller yine madur, yine üvey evlat.

Taşeronlar kadar hakları olmayanlar.Bir cam filmi kadar gündeme alınmayanlar.

Not:


Fahri ve vekillerin kadro yada 4B sözleşmeye geçmelerini engellemek için sayıları asılsız olarak şişirilmekte ve 25 bin denilmektedir.


Bu verilen sayı aslında yaz Kuran kurslarındaki toplam sayıdır. Oysaki Diyanet işleri başkanlığında kadrolu,

4B sözleşmeli, 4500 civarında erkek KKÖ ve FAHRİ toplam 28 bin civarındadır.


Bunun ispatıda aşağıdaki linkde DİYANET TV Haber programında açıkça ifade edilmekteyken niçin asılsız ve yanıltıcı sayı verilerek engellenilmeye çalışılıyor?


https://www.youtube.com/watch?v=H9cZ75UGLOc

Son söz olarak şunu diyor ve inanıyoruz ki, Sayın Cumhurbaşkanımız, bizler Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) yanı sıra Din Hizmetleri Alan Bilgi seviye Tespit sınavı (DHBT) ve Yılda iki kez,

mülâkat sınavlarını kazandıktan sonra, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından il, ilçe ve köylerdeki Kur'an kurslarında geçici görevlendirilen Kur'an hizmetkârlarıyız.

Hepimiz asıl atanma şartlarını taşıyan, Türkiye'nin en ücra yerlerinde, din ve Kur'an hizmeti veren İslam ahlakı ve İslam kardeşliğinin tesisi ve Yeniden büyük Türkiye için çabalayan Geçici (Fahri) öğretici ve vekil imam-müezzinleriz.

Tüm olumsuzluklara rağmen görevlerimizi en iyi şekilde yerine getirme bilinciyle hareket ediyoruz ve edeceğiz de.

Fakat geçici görevlendirilmeler nedeniyle her eğitim-öğretim yılı sonunda,yada görevlisi bulunduğumuz caminin kadrolu görevlisi dönünce, işimize son veriliyor ve tekrar sınavlara tabi tutuluyoruz.

Asgari ücretin altında maaş almamıza rağmen manevi hazzı yüksek olan Kur'an hizmetini, kadrolu hocalarımız gibi özverili bir şekilde çalışıp gayret gösteriyoruz.

Ancak mevcut uygulamalar ve iş güvencemizin olmaması nedeniyle geleceğimizden umutlu değiliz. Sayın Cumhurbaşkanım, isteğimiz asıl işi yapan, Vekil imam-müezzin ve geçici Kur'an Kursu öğreticilerinin yasal bir düzenleme ile kadrolu veya sözleşmeli olarak atanmaları ve iş güvencelerinin sağlanmasıdır.

Yıllardır tüm hocalarımızın elleri semada mağduriyetlerinin giderilmesi için dualar ediyorlar ve yaptıkları dualarının bir gün mutlaka kabul olacağına gönülden inanıyorlar. Cumhurbaşkanımızın biz geçici Kur'an kursu öğreticilerine, vekil imam ve müezzinlere mutlaka sahip çıkacağına gönülden inanıyoruz."

Yeniden Büyük Türkiye yolculuğunda,Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Hükümetimizin bu duyarsızlığa, bu haksızlığa, bu maduriyete duyarsız kalmayarak son noktayı koyup, kadro,

yada 4B sözleşmeye alınacağımıza olan inancımız tamdır.

Ülkemizde de yayılmaya devam eden yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınının sona ermesi için Türkiye geneli tüm camilerde şu duanın okunması kararlaştırıldı.

Güncelleme Tarihi: 24 Mart 2020, 22:22
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER