İrfan ve hakikat yolunda bir ömür: Mehmed Şevket Eygi.Mekânın cennet olsun

Millî Gazete’nin çeyrek asırlık yazarı, nezaket ve tevazu abidesi, ilim adamı Mehmed Şevket Eygi Hocamız, her zaman mesafeli durduğu dünya hayatından ebedi âleme göç etti.

İrfan ve hakikat yolunda bir ömür: Mehmed Şevket Eygi.Mekânın cennet olsun

86 yaşında Hakk’ın rahmetine kavuşan Eygi Hoca’nın cenaze namazı ikindi namazını müteakiben Fatih Camii’nde kılındıktan sonra Merkezefendi Haziresi’nde ebedi istiharatgâhına defnedildi.


Nezaket timsali, ömrünü, unutulmuş değerleri hatırlatmaya adamış; ilim adamı, Millî Gazete yazarı Mehmed Şevket Eygi, 86 yaşında Hakk’ın rahmetine kavuştu. Merhum Eygi Hoca’nın cenaze namazı, yoğun bir katılımla ikindi namazını müteakiben Fatih Camii’nde eda edildi. Yoğun katılımın olduğu cenaze namazını Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş kıldırdı.

Uyarmazsam hâin olurum
  Mehmed Şevket Eygi


 


Elimde imkan, hürriyet, fırsat olduğu halde bazı çok önemli konularda Müslüman kardeşlerimi uyarmazsam, bana ne dersem, ne olurum?.. Kardeşlik vazifemi yapmamış olurum, hain olurum...

***

Uyarıyorum: İlmi olan, elinde imkan ve fırsat olan Müslümanlar, tashih-i itikad (doğru inanç) konusunda Ümmet-i Muhammed’i mutlaka uyarmalıdır.

***

Beş vakit namazın kılınması konusunda mutlaka uyarmalıdır. Namaz yitirilirse din elden gider.

***

Farz namazların cemaatle kılınması konusunda Ümmet mutlaka uyarılmalı, topyekûn bir namaz ve cemaat seferberliği başlatılmalıdır.

***

Kadın erkek her Müslüman’ın ilmihalini doğru olarak öğrenmesi için genel bir kampanya başlatılmalıdır.

***

Tek bir Ümmet şuuru için...

***

Ümmetin başında râşid bir Halife bulunması ve mü’minlerin ona biat ve itaat etmesi için...

***


 
Mâruf ile emr ve münkerden nehy için... (Bu yapılmazsa üzerimize azab ineceği Resulullah tarafından bildirilmiştir.)

***

Kötülükle çok emr edici olan nefs-i emmâremizle büyük cihad yapmak için...

***

Helâk edici dünya şehvetlerinden kaçınmak ve korunmak için...

***

Mü’minlerin birbirini sevmesi, desteklemesi, birbirine acıması, birbirlerine düşmanlık etmemesi, ittihad-ı İslam ve uhuvvet-i imaniye (iman kardeşliği) için...

***

Cemaat, hizip, fırka, sekt holiganlığının, militanlığının, taassubunun (bağnazlığının) önlenmesi için...

***

İslamî değerlere sarılmak için...

***

Kur’an’a ve Resulullah’ın Sünnetine yapışmak için. (Kur’an’ı ve Sünneti terk eden Müslüman helak olur.)

***

İslam medeniyeti ile medeniyetli olmak, Tâğutî ve Deccalî medeniyete karşı olmak için...

***

Topluma İslam ahlakının hakim olması için...

***

Evet bendeniz bu konularda yazı yapmazsam, uyarı yapmazsam hâin olurum.

***

Elinde imkan olan bütün âlim ve ziyalı Müslümanları da Ümmet-i Muhammed’i uyarmaya, emr-i maruf nehy-i münker yapmaya, haddim olmayarak davet ediyorum. Haddimi aşıyorsam afv edilmemi, bağışlanmamı istirham ediyorum.


 
***

Bir kısım paralı Müslümanlara: Zenginlik size yaramadı. Zenginliğiniz Müslümanlığınıza zarar verdi.

Namaz konusunda tembelleştiniz.
Lüks, israf, aşırı tüketim, israf bataklıklarına düştünüz.
Cahilî tüketim toplumu statü kültürüne ve kültüne saplandınız.
Dünya şehvetlerine kapıldınız.
Zekatınızı Kur’an’a Sünnete Şeriata fıkha uygun şekilde dosdoğru ödemiyorsunuz.
Servetleriniz sizi dünya sarhoşu yaptı.
Sizi uyarmama izin veriniz. Bu uyarım acı da olsa, sizin lehinizedir.

(Parası, serveti kendilerini azdırmayan âbid sâlih muttaqi faziletli ihlaslı gerçek Müslüman zenginleri tenzih ederim, onlara bir şey dediğim yoktur, ellerinden öperim.)

***

Kitap almaya param yok diyen bir samimiyetsize: Cebindeki akrep telefona beş bin lira vermişsin. Kitap için de elbette para bulabilirsin. Sana bir şey diyeyim mi?.. O telefonu sat, yerine iki bin liralık bir cihaz al, kalan para ile faydalı, kurtarıcı, mânen yükseltici kitaplar al ve onları dikkatle oku. Öğrendiğin doğru iyi güzel bilgileri hayatına uygula.

Bana kızsan da, doğruyu söylediğimi kabul et.

(Sakın içinde yanlışlar olan, faydasız, lüzumsuz, kafa karıştırıcı ıvır zıvır muzır kitaplar alma...)

***

Geçtiğimiz Ramazan’da, kafa kağıdında Müslüman yazan okumuş bir hanımefendi öğle yemeği için Fatih’te bir lokantaya gitmiş, kaldırımdaki bir masaya oturmuş. Garson gelince yemek ısmarlamak istemiş ama garson, mübarek Ramazan günü sokakta yemek servisi yapamayız demiş. Hanımefendi ateş püskürerek söyleniyor, lokantayı tenkit ediyor, laiklik elden gitti diyor.  Eskiden gayr-i Müslim vatandaşlarımız bile Ramazan’a, Müslüman vatandaşlarına hürmeten açıkta yemez içmezlermiş. Bu ülkede ne büyük değişiklikler olmuş.

***

Bin kere yazsam yine azdır. Ahlaksızlıkla yasal meşru sınırlar içinde mücadele etmeyen sözde ahlaklılar, sözde dindarlar, sözde sofular ahlaksızlardan daha ahlaksızdır.

***

Sizi o heriflerin ve karıların namazları ve oruçları sakın zarara uğratmasın. Siz onların para ve menfaat konusundaki tutumlarına bakınız.

“ŞÜKRAN BORCUMUZ VARDIR”
Cenazede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençlik yıllarımızdan bu yana önemli bir isimdi. Babıali’deli Bedir Yayınevi’nde ilk kez tanıdım. O günden bugüne kadar kalemiyle millete önemli değerler taşıdı. En önemli özelliklerinden biri de estetik anlayışıydı. Milletine yazılarıyla, öğrettikleriyle şükran borcumuz vardır” ifadelerini kullandı.


 
Nezaket timsali, ömrünü unutulmuş değerleri hatırlatmaya adamış; ilim adamı, Millî Gazete yazarı Mehmed Şevket Eygi, 86 yaşında Hakk’ın rahmetine kavuştu. Merhum Eygi hocanın cenaze namazı, yoğun bir katılımla ikindi namazına müteakiben Fatih Camii’nde eda edildi. Yoğun katılımın olduğu cenaze namazını Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş kıldırdı. Mehmed Şevket Eygi’nin naaşı Merkezefendi Haziresi’nde toprağa verilirken, yakınları da taziyeyi Merkezefendi Camii avlusunda kabul etti. Cenaze namazında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İbrahim Kalın, Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Dr. Abdullah Sevim ve il yönetimi, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcıları Birol Aydın ve Mustafa Kaya, Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, Bakanlardan Berat Albayrak, Mustafa Varank, Abdulhamit Gül ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Meclis eski Başkanları Binali Yıldırım ve İsmail Kahraman, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Eski Bakanlardan Fatma Betül Sayan Kaya, Bekir Bozdağ, Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, Prof. Dr. Burhan Kuzu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul’un birçok ilçesinin belediye başkanları hazır bulundu.


 
“GÜZEL ÜSLUBUYLA UYARDI”
Cenaze namazının ardından Mehmed Şevket Eygi için helallik alan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Mehmed Şevkey Eygi üstadımıza Rabbim rahmet eylesin. Üstadımızla alakalı “Ey örtüye bürünen kalk ve uyar” ayeti aklıma geliyor. Mehmet Şevket Eygi her zaman kalktı ve güzel üslubuyla uyardı. Güzel üslubuyla bize de bir yazı yazdı. Ezanların daha güzel okunması ve başkanlıkta İslam sanatlarının gelişmesi konusunda da bizim dikkatimizi çekti. Cenabı Hakk rahmet eylesin” açıklamalarında bulundu.

“ŞÜKRAN BORCUMUZ VARDIR”
Cenazede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençlik yıllarımızdan bu yana önemli bir isimdi. Babıali’deli Bedir Yayınevi’nde ilk kez tanıdım. O günden bugüne kadar kalemiyle millete önemli değerler taşıdı. En önemli özelliklerinden biri de estetik anlayışıydı. Estetikte çok farklıydı. Müslümanın estetiğine dikkat etmesi gerektiğini özel sohbetlerinde de bahsederdi. İbrahim Kalın en son Mehmed Şevket Eygi’ye gittiğinde kitaplarını, tablolarını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne hibe etti. Milletine yazılarıyla öğrettikleriyle şükran borcumuz vardır” ifadelerini kullandı. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu,

“MÜSLÜMANLARI FiKiRLERİYLE AYDINLATMAYA ÇALIŞTI”
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Mehmed Şevket Eygi’nin çok büyük bir değer olduğunu belirterek, “Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Millî Gazete’de uzun zaman köşe yazarlığı yapan, yani bütün Müslümanları fikirleriyle aydınlatmaya çalışan bir büyüğümüzdü. Bugün rahmeti rahmana uğurladık.  Cenabı Hak mekânını cennet etsin, inşallah onun layık olduğu en güzel makama erişmesini sağlasın. İnşallah boşluğunu dolduracak isimler yetişir” ifadelerini kullandı.

CENAZEYE YOĞUN KATILIM
Cenaze namazında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, * Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, * Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İbrahim Kalın, * Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Dr. Abdullah Sevim ve il yönetimi, * Saadet Partisi Genel Başkan yardımcıları Birol Aydın ve * Mustafa Kaya, * Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, * bakanlardan Berat Albayrak, * Mustafa Varank, * Abdulhamit Gül ve * Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, * Meclis eski başkanları Binali Yıldırım ve * İsmail Kahraman, * AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, * eski bakanlardan Fatma Betül Sayan Kaya, * Bekir Bozdağ, * Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, * Prof. Dr. Burhan Kuzu, * İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul’un birçok ilçesinin belediye başkanları hazır bulundu.


 
MERKEZEFENDİ HAZİRESİ’NDE TOPRAĞA VERİLDİ
Mehmed Şevket Eygi’nin naaşı Merkezefendi Haziresi’nde toprağa verilirken, yakınları da taziyeyi Merkezefendi Camii avlusunda kabul etti..

İlk yazısını Eşref Edib’in yayımladığı Sebilürreşad dergisinde okurların beğenisine sunan Eygi, yarım asrı aşan gazetecilik hayatının önemli bir bölümünü mahkeme salonu ve cezaevlerinde geçirdi. Genellikle yazılarında konuları her zaman bir muallim tavrıyla ele alan Mehmed Şevket Eygi, Osmanlı Türkçesine çok değer vermiş, bilhassa gençlerin kendi dillerine vakıf olmalarını istemişti. 1991’den itibaren ise Milli Gazete’de vefatına kadar “Takvimden Yapraklar” isimli köşede yazılar yazdı.

Bir süredir kalp rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören gazeteci yazar ve Bedir Yayınevi’nin sahibi Mehmed Şevket Eygi, 86 yaşında hayatını kaybetti. Eygi, 7 Şubat 1933’te Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde ailenin tek çocuğu olarak dünyaya geldi. 1940’ta başladığı “Mekteb-i Sultani” şimdiki adıyla Galatasaray Lisesi’nde ilk, orta ve lise eğitimini tamamlayan Eygi’nin okul arkadaşları arasında ise Abdi İpekçi, Mümtaz Soysal, Turgay Şeren, Memduh Gökçen yer aldı.


 
CEMAL SÜREYA VE SEZAİ KARAKOÇ’LABİRLİKTE EĞİTİM GÖRDÜ
Eygi, Galatasaray Lisesi’ndeki öğrenim süresince Fransızca’yı iyi derecede öğrenerek, aynı zamanda Osmanlı nazırlarından Raşit Erer, Aydın mebusu Enver Tekand, şair ve alim Orhan Şaik Gökyay, edebiyat tarihçisi Nihad Sami Banarlı ve şair Ahmet Kutsi Tecer gibi alanında usta isimlerden ders aldı. Daha sonra 1952’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kazanan Eygi, burada Cemal Süreya ve Sezai Karakoç’la birlikte diplomasi bölümünde eğitim aldı. Üniversite yıllarında Fransız hükümetinin Ankara’daki kültür merkezinde bir süre çevirmen olarak çalışan Eygi, o yılları bir röportajında şu sözlerle anlattı: “Galatasaray’ı bitirip Ankara Siyasal Bilgiler’de okumaya başladığım zaman akvaryumdan çıkarılıp denize atılmış bir balık gibi hissetmiştim kendimi. O tarihlerde bugünkü gibi anarşi yoktu. Siyasaldaki sağcı, mürteci, solcu, entelektüel gençler edebi, fikri, kültürel, sosyal konularda dostça tartışabiliyordu. Edebi konularda fakültenin en parlak Müslüman genci Sezai Karakoç’tu. Cemal Süreya ile başka solcu arkadaşlarımızla kantinde çay içip rahat rahat sohbet edebiliyorduk.”


 
“YENİ İSTİKLAL”DE GAZETECİLİĞE BAŞLADI
Üniversiteden 1956’da mezun olan Mehmed Şevket Eygi, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın mütercimlik kadrosunda 2 yıl görev yaptıktan sonra bir süre de Ömer Nasuhi Bilmen’in hususi kalem müdürü olarak çalıştı. Henüz çocukluk yıllarındayken gazeteciliğe merak saran usta yazar, 1957’de 10 kişilik bir grupla “İslam” adlı bir dergi çıkarmaya başladı. İlk yazısını Eşref Edib’in yayımladığı Sebilürreşad dergisinde okurların beğenisine sunan Eygi, askerliğini yedek subay olarak 1958-1959 yıllarında tamamladıktan kısa bir süre sonra 27 Mayıs 1960 ihtilali döneminde memurluktan istifa ederek, gazetecilik yapmak adına Ankara’dan İstanbul’a yerleşti. Bu dönemde arkadaşı Mahir İz’in teklifiyle yönetimine getirildiği ve haftalık olarak yayınlanan “Yeni İstiklal”de gazeteciliğe başlayan Eygi, yine bu süreçte Bedir Yayınevi’ni kurdu.  Yarım asrı aşan gazetecilik hayatının önemli bir bölümünü mahkeme salonu ve cezaevlerinde geçiren Mehmed Şevket Eygi, ilk olarak Adnan Menderes’in 1961’deki idam yıldönümünde kaleme aldığı “Zulümlerin en alçakçası kanunların gölgesinde yapılandır” başlıklı yazı nedeniyle tutuklanarak hapse mahkum edildi.

6 YIL BOYUNCA YURT DIŞINDA YAŞADI
Eygi, daha sonra 1966’da “Bugün” gazetesini çıkarmaya başladı ve 1968 yılında “Babıali’de Sabah” gazetesini satın aldı. Günde yaklaşık 90 bin baskı yapan, kadrosunda Necip Fazıl Kısakürek, Şule Yüksel Şenler, Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu gibi isimlerin bulunduğu “Bugün” gazetesi ve daha sonra da “Babıali’de Sabah” gazetesi Nihat Erim iktidarı tarafından süresiz olarak kapatıldı. Usta yazar, 1969’un Ocak ayında hacca gitmek amacıyla Türkiye’den çıkış yaparak, bir ay sonra gerçekleşen ve tarihe “Kanlı Pazar” olarak geçen olayın ardından hakkındaki davalar sebebiyle 6 yıl boyunca Suudi Arabistan, Ürdün, Lübnan ve Almanya’da yaşadı. Yurt dışında kaldığı dönemde de makaleler yazmaya devam eden Eygi, yaşadığı o dönemi ise bir röportajında şu ifadelerle dile getirdi:  “Egemen azınlıkların vesayet rejimlerinde fikir ve inançlarımdan dolayı çok çektim, mahkemelerde süründüm. Cezaevlerinde yattım, 6 sene yurt dışına çıkmak zorunda kaldım. İki ‘günlük gazetem’ batırıldı. Milli Gazete’de 20 yıldan beri yazıyorum. Hiçbir iç baskıya ve sansüre uğramadım. 28 Şubat’tan sonra Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nde aleyhimde bir sürü dava açıldı. Bazı mahkumiyet kararları verildi ama kanunlarda değişiklik olduğu için paçayı sıyırdım... Basın özgürlüğü dışta olan bir özgürlük değildir. Gazetecinin içinde özgürlük yoksa dıştaki özgürlükten yararlanamaz.”


 

Genellikle yazılarında konuları her zaman bir muallim tavrıyla ele alan Mehmed Şevket Eygi, Osmanlı Türkçesine çok değer vermiş, bilhassa gençlerin kendi dillerine vâkıf olmalarını istemişti. 1991’den itibaren ise Millî Gazete’de vefatına kadar “Takvimden Yapraklar” isimli köşede yazılar yazdı.

* Gazete yazıları ile 1995’te Türkiye Yazarlar Birliği tarafından basın dalında ödüle değer görülen Eygi’nin düşünce ve araştırma alanında birçok eseri bulunuyor. 
* İlk yazısını Eşref Edib’in yayımladığı Sebilürreşad dergisinde okurların beğenisine sunan Eygi, yarım asrı aşan gazetecilik hayatının önemli bir bölümünü mahkeme salonu ve cezaevlerinde geçirdi.

ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, dün rahmet-i Rahman’a uğurlanan Mehmed Şevket Eygi ile ilgili bir taziye mesajı yayınladı. Merhum Eygi’yi; “örnek bir insan, tavizsiz bir Müslüman” olarak nitelendiren Kutan; “Yazıları bundan sonra da gelecek nesillerin yolunu aydınlatmaya devam edecektir” dedi. Recai Kutan, yayınladığı taziye mesajında şu ifadelere yer verdi: “Her gün yazılarını büyük bir dikkat ve beğeni ile okuduğum kadim dostum Mehmed Şevket Eygi’ye Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Kalemiyle örnek bir insandı. Kelamıyla örnek bir insandı. Ama hepsinden önemlisi, hayatıyla ve duruşuyla ilkelerinden taviz vermeyen örnek bir Müslümandı. Eğilip bükülmedi. Güce, menfaate göre kalemini değiştirmedi. Yazdığı gibi yaşadı, yaşadığı gibi yazdı. Nezaketi ve kişiliği ile milletimizin gönlünde taht kurmuş mümtaz bir şahsiyetti. Her zaman büyük bir mütefekkir olarak hatırlanacak ve bundan sonra da yazıları gelecek nesillerin yolunu aydınlatmaya devam edecektir. Bu vesileyle bir kez daha merhuma Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER